MASAL DİYARI KAPADOKYA

Herkese selam! Bugün ki yazım gördüğünüz üzere bir MASAL DİYARI hakkında, hala okumaya başlamadın mı ? 🙂
KAPADOKYA; Gidince dönmek istemediğim, kalbimi feth eden büyülü bir bölge. Güzeller güzeli Kapadokya coğrafi olaylar sayesinde oluşan Peri bacalarının doğal güzelliği ile kendini diğer yerlerden ayırıyor. Kapadokya yer altı şehirleri, kayaların içine oyulmuş evleri, rengarenk balonlar eşliğinde gün batımı ve ünlü şaraplarıyla biliniyor ( bu zamana kadar Kapadokya hakkında duyduklarınızın hiç biri abartlı değil hatta duyduklarınızdan daha fazlası ).

KAPADOKYA ROTAMIZ

– GÖREME

Göreme benim için Kapadokya’nın gözde yeri çünkü neredeyse her yer Göreme’ye 10 km veya 15 km uzaklıkta bulunuyor. Göreme, Peri bacalarının içinde yerleşim bulunan yaklaşık 2000 nüfuslu tatlı bir kasaba.

Burada bir çok dine ait yapılar görülebiliyor. Ayrıca Göreme tarifsiz güzellikte bir açık hava müzesine sahip, bu müzede tarihi yapılar oldukça fazla. Göreme kasaba olmasına rağmen gelişmiş bir bölge ve bu bölgede bir çok restaurant ve hediyelik eşya mağazaları bulunuyor ( girince her şeyi teker teker incelemekten çıkamadık ).

– GÖREME AÇIK HAVA MÜZESİ

Göreme Açık Hava Müzesi’nin ilk sahibi Hititler olarak bilinmektedir ardından bir çok topluluğa ev sahipliği yapan bu yer MS 4. yüzyılda Aziz Basil tarafından bir dini eğitim ve düşünme merkezi olması amacı ile kullanılmıştır, bu yeri gizleme gereği duymamışlardır çünkü ulaşım yollarına uzaklığı ve engebeli arazi yapısı itibariyle dikkat çekmemiştir ve görevini gerçekleştirmiştir. Göreme Açık Hava Müzesi’nin içerisinde bir çok tarihi klise mevcut. Bu yerin müze yapılmasında ki en büyük etken geçmiş zamanlarda bir çok farklı dine ev sahipli yapmış olmasıdır. Kliselerin içerisinde eski uygarlıklardan kalan sayısız resim bulunmaktadır ( o zamanın şartlarına göre sanat eseri denilecebilecek kadar güzel çizimler var ).

Göreme Açık Hava Müzesi içerisinde bulunan kliseler;

Elmalı Kilise
Aziz Basil Şapeli
Azize Barbara Şapeli
Yılanlı (Aziz Onuphrius) Kilisesi
Karanlık Kilise (ücretli olan tek kilise, ücret; 10 Türk Lirası’dır)
Azize Catherine Şapeli
Çarıklı Kilise
Tokalı Kilise

Bazı Kiliseler’in içerisinde iskeletler bulunmaktadır, fotoğrafları mevcut fakat koymayı tercih etmedim.

Kiliselerde bulunan resimlerde genellikle çizilen insanların gözleri ya zamanla silinmiş ya da bilerek kazınmış çok nadir bir kaç insanın gözü korunabilmiş.
Kiliselerde fotoğraf çekmek yasak ( görevliler yokken çekebilirsiniz, ben flaş kullanmadım onun yerine fotoğrafları aydınlattım ) bu yasağın asıl amacı flaş ile çekilen fotoğrafların duvarları ve çizili olan resimleri yıpratmasıymış.

Göreme Açık Hava Müzesine giriş ücreti 15 Türk Lirası’dır. Bunun yerine müze kart alarak 1 yıl boyunca bir çok müzeye gidebilirsiniz. Müze kart ücreti öğrenciler için 20 Türk Lirası’dır. Öğrenci olmayanlar için ise 50 Türk Lirası’dır.

Ayrıca Göreme Açıkhava Müzesi 6 Aralık 1985 tarihinden bu yana doğal ve kültürel varlık olarak UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

– ORTAHİSAR / ORTAHİSAR KALESİ

Ortahisar, Ürgüp’e 5 kilometre uzaklıkta bulunan ve çokta büyük sayılmayan bir kasabadır. Ortahisar meşhur Kalesi ve şarap mahzenleri ile bilinmektedir.

Ortahisar Kalesi Etiler tarafından oyulmuştur ve Kale günümüze kadar bir çok amaçla kullanılmıştır.Kış aylarında kale’nin sadece 2.katına kadar çıkabiliyorsunuz fakat yaz aylarında Kale’nin en üst katına kadar çıkılabiliyor. Kale’ye çıkmak için kullanılan merdivenler çok dik eğer yükseklik korkunuz varsa çıkarken değil de inerken bu konuda zorluk yaşayabilirsiniz.
Benim fikrimce bu merdivenler pek sağlam görünmüyordu ama Kale’nin manzarası için çıkmaya değer mi değer.

Ortahisar Kalesine çıkış ücreti 2 Türk Lirası’ dır.

– UÇHİSAR / GÜVERCİNLİK

Uçhisar, Ortahisar’dan daha büyük bir kasabadır. Kalesi ve oyma kayaların içerisinde ki restaurantları ile meşhurdur. Uçhisar, Kapadokya‘nın en yüksek tepesine sahip olmakla beraber bölgenin en mükemmel seyrinin yapıldığı yerdir.
Uçhisar Kalesi’ne çıkmamayı tercih ettik çünkü Ortahisar Kalesi bizi çok yormuştu, eğer birini tercih edecekseniz Uçhisar Kalesi’ni tercih etmelisiniz.
Güvercinlikte bir çok güvercin ve meşhur dilek ağacı bulunuyor, burada güvercin yemleri ile güvercinleri besleyebilirsiniz ve dilek dileyebilirsiniz.

Uçhisar Kalesi’ne çıkış ücreti 6.5 Türk Lirası’dır.

– ÜRGÜP PERİ BACALARI

Peri Bacaları, Ürgüp’ün en ünlü ve meşhur olmasının büyük etkenlerinden biri olarak biliniyor.
Küçüklüğümden beri çok az peri bacası bulunduğunu zannediyordum fakat binlerce peri bacası bulunuyormuş bunu Kapadokya’ya gittiğimde öğrendim. Bu tarz oluşumların hepsi peri bacası sayılıyormuş bunlar ise en belirgin olanlarıymış. Diğer tarihi yapıların korunduğu bölgeleri gezdiğinizde Ürgüp Anadolu’nun normal bir ilçesi gibi geliyor çünkü çok merkezi bir yer.

– AVANOS

Avanos bölgesi çanak, halı ve kilim yapımı ile meşhurdur. Avanos’ta Zelve Açık Hava Müzesi ve Chez Galip Saç Müzesi bulunmaktadır. Ayrıca Peri bacalarının bulunduğu Paşabağı Milli Parkı da bu bölgede yer almaktadır. Zelve’nin şehir içersinde pembe ağaçlardan fazlaca bulunuyor, çevre düzenine kattığı fayda inanılmaz.

Burası diğer yerlere göre daha merkezi bir bölge.

-AVANOS CHEZ GALİP SAÇ MÜZESİ

Avanos Chez Galip Müzesi Avanos’un merkezine çok yakında bulunuyor, araç ile geldiyseniz aracınızı merkeze bırakıp yürümeniz mümkün. Avanos Chez Galip Saç Müzesi’nin sahibi Chez Galip zamanında yabancı bir kadına aşık oluyor, kadının ülkesine dönmesi gerekiyor kadın saçını kesip adını ve adresini yazıyor. İlerleyen yıllarda bir çok kadın kendi saçını bırakıp adresini yazmak istiyor ve böylece binlerce kadın saçından oluşan bir müzeye dönüşüyor. Fotoğraf çekimi yasak olmasına rağmen ( büyük ihtimalle telefonla gizlice çekilmiş ) internette bir kaç ayrı fotoğraf bulunuyor. Ayrıca Müze sahiplerinin kendi paylaşımları da mevcut.

Müze’ye saçını bırakan yüzlerce kadından her yıl 20 tanesi seçiliyor ve Kapadokya’da 15 günlük tatil hediye ediliyor.

Aslında içeride saçların bulunduğu kısım hiç hijyenik değil, bazı saçların üzerinde sarı pis kalıntılar var bunu gittiğinizde görebilirsiniz. Bir çok saç kıyafetlerinize veya saçınıza temas edebiliyor bu beni biraz rahatsız etti ( tabii ki bu benim fikrim, benim fikrimin aksine çok etkileyici bulanlarda vardır ).

Müze içerisinde alışveriş yapabileceğiniz yerler bulunuyor, ilk girdiğinizde normal bir alışveriş mağazası zannedebilirsiniz. Ayrıca Müzede çanak yapımı da bulunuyor , dilerseniz sizde deneyebiliyorsunuz ve yaptığınız çanağı alabiliyorsunuz.

Çanak yapımı deneme ücreti 10 Türk Lirası’dır.

– ZELVE AÇIK HAVA MÜZESİ

Zelve Açık Hava Müzesi tarihi en eskiye dayanan ve Kapadokya bölgesinde en çok kullanılmış yerdir. Bu bölge hakkında bir çok söylenti vardır. Örneğin; Bir prensesin burada yaşadığı ve belirli günlerde peçesini açarak çarşıya çıktığı ama kimsenin onun yüzünü görmeye izni olmadığı söyleniyor. Merakına yenik düşüp prensesin yüzünü merak edenlerin ise zindanlara kapatıldığı dilden dile dolaşmış bir efsanedir.

Zelve Açık Hava Müzesinde de diğer yerlerde olduğu gibi bir çok klise bulunmaktadır, kliselerin içerisi boştur silik simgeler mevcuttur. Bu Açık Hava Müzesinde sayısız oda bulunmaktadır, normalde bir odadan diğer odaya geçiş olduğu açık bir şekilde bellidir fakat genellikle geçiş yapılan delikler kapatılmıştır ( her odada neredeyse bu delikler mevcuttur ). Bazı odalardan diğerlerine hala geçiş vardır fakat kırmızı şerit ile kapatılmışlar çünkü çatlaklar çok riskli hale gelmiş ve zararlı olabileceği düşünülmüştür.

Kırmızı şeritler ile çevrilmiş yerlere çıkınca manzaranın ne kadar eşsiz ve bölgeyi gözlemlemek için en güzel noktanın o yer olduğunu görebiliyorsunuz fakat dediğim gibi riskli ve tavsiye etmiyorum.

– PAŞABAĞ MİLLİ PARKI PERİ BACALARI

Paşabağ Milli Parkı peri bacalarının en yoğun görülebildiği bir bölgedir. Diğer peri bacalarının bulunduğu yerlere göre burada daha çok peri bacası görebiliyorsunuz. Bu bölge de ata veya deveye binebiliyorsunuz.
Deveye biniş ücreti 50 Türk Lirası’dır. / Ata biniş ücreti 40 Türk Lirası’dır.
Fiyatlar gittiğiniz döneme göre değişiklik gösterebiliyor. Pazarlık yaptığınızda fiyatlar 20 – 25 Türk Lirasına kadar düşebiliyor.

Ücret sormaya gittiğinizde size vadiyi gezdireceklerini söylüyorlar yürümek yerine deveye ya da ata binmeyi tercih etmek mantıklı gelse de tur 5 dakikadan kısa sürüyor ve bir yerde daire etrafında at ile dönüyorsunuz diyebilirim o yüzden aslında baktığınızda mantıklı değil, ( kısa bir tur yerine acenteler eşliğinde at ile safari yapabilirsiniz )

Tur seçeneğini tercih ederseniz merkezi bölgelerde bir çok acente bulabilir, bilgi alabilirsiniz.

– AŞK VADİSİ

Aşk Vadisi ulaşımın araç ile zor olduğu fakat balon ve atv turları ile rahatça gidilebilen sizi aşka çağıran bir bölge. Aşk Vadisi eşsiz bir güzelliğe sahip olmasıyla beraber eşsiz bir aşk hikayesine de tanıklık etmiş bir vadidir. Bu aşk hikayesi çok eskilere dayanan, kesinliği bilinmeyen bir efsanedir. Bu vadide iki farklı köy bulunuyormuş bu iki köyden iki genç birbirine aşık olmuş fakat o sırada da bu köyler birbirine düşman olmuş, düşmanlar gene de gençleri evlendirmiş ve gençlerin bir çocuğu olmuş. Düşmanlardan biri genç oğlanı öldürmüş, eşine delice aşık olan karısı bu acıya dayanamayarak kendini öldürmüş.

İki âşık gencin ölümünün ardından Allah’ın bu vadiye kayalar yağdırdığı söyleniyor. Bu kayalar gençlerin kavuşmasını istemeyen herkesi öldürürmüş. Bir diğer efsane ise ölen çiftin ruhlarının sık sık geride bıraktıkları çocukları ile konuşmak için uğradığı’dır.
Bildiğimiz gibi her tarihi yer için söylenen efsaneler vardır fakat doğru mudur değil midir bilemiyoruz zaten bu yüzden efsaneler.

– CAVUŞİN ESKİ KÖY

Çavuşin Eski Köy, Göreme’ye çok yakın bir mesafede bulunuyor. Eski köy denilmesinin sebebi yeni bir köy kurulumş olması. Eski dönemlerde bu köyde bir kale bulunuyormuş, bu kale bir süre sonra yıkılmış. Kale yıkımının sonucunda bir anne ve kızı hayatını kaybetmiş. Eski köyde yaşayan insanlar evlerini alt tarafa taşımışlar ve bu bölgeye Çavuşin Yeni Köy ismini vermişler. Çavuşin Eski Köyün bulunduğu tepeden gün batımı bir başka oluyormuş. Ben gittiğimde hava kapalı olduğu için bu manzaraya şahitlik edemedim.

Gün batımı veya gün doğumu saatlerinde gelirseniz, daha etkilenmiş bir şekilde dönebilirsiniz.

– DERİNKUYU YERALTI ŞEHRİ

Derinkuyu Yeraltı Şehri, yer altı şehirlerinin en büyüğü olarak biliniyor. Bu şehir 7 kattan oluşuyor. Girerken kapıda kalp ve yüksek tansiyon hastası olanların girmemesi gerektiği yazıyor.
Yeraltı şehrinin iç yapısı çok dar sebebini henüz bilmesemde benim için büyük bir merak konusu.
Merdivenler çok uzun ve dar bir grup inerken yukarı çıkacak olan grubun beklemesi gerekiyor. Bunun için özel görevliler var ve biri inecekse “gelen vaar” diye bağrıyorlar. Eğer bağırmazlarsa iki grup karşılaşabiliyor ve o dar alanda bi grup geri çekilmek zorunda kalıyor. Bu durumda darlanabilmeniz çok normal.

Burası aslından bir tamamlanmamış tünelmiş, tüneli tamamlayamama sebeplerim çökme riskinin çok fazla olmasıymış tüneli u şeklinde bitirmişler.
Yeraltı şehrinin içerisinde bir çok yemek saklama depoları ve kuyular bulunuyor. Ayrıca o zamanlarda yaşayanlar sadece akşam yemek yiyorlarmış çünkü gündüz yemek yaparlarsa dumanlar görülür ve deşifre olurlarmış.

Kapadokya’da bulunan bütün yeraltı şehirlerinin birbirlerine bağlı olduğu söyleniyor. Savaşabilcek durumda olanlar savaşmaya gittiklerinde diğerleri bir yeraltı şehrinden diğerine kaçarlarmış. Zaten yeraltı şehirlerinin hepsinin aynı yapıda olduğu görülüyor. Yeraltı şehrinde bir çok girilemeyen kapatılmış geçit bulunuyor bu geçitler açık olanlardan daha dar.

İlk girdiğimizde burada hobbitlerin yaşadığını düşünsem de tam aksine burada yapılı ve büyük insanların yaşadığı söyleniyor. Neden bu kadar dar olduğu konusunda ise net bir yanıta ulaşamadığım için bu konuda kesin bir şey söylemeyeceğim. Ama bu konuda bir çok tahmin yürütülebilir. Örneğin; Belki düşmanları burada yaşamış insanlardan daha kalıplıydı ve bu şehri sadece kendi kalıplarına göre inşa etmişlerdir.

Yeraltı şehrinin yapısı yukarıda ki resimde bulunuyor.
Derinkuyu Yeraltı Şehrine giriş ücreti 25 Türk Lirası’dır.

KAPADOKYA ETKİNLİKLERİMİZ

– AT TURU

Paşabağ Milli Parkında ufak bir at turu yapmıştık, yukarıda bahsetmiştim fakat tekrar belirtmeliyim ki çok kısa sürüyor ve vadi gezdirilmiyor.

– ATV TURU


Otelimizin bizim için yer ayırttığı Home Cappadocia Tour eşliğinde bu etkinliğe katıldık. Etkinlik 2,5 saat sürdü. Atv’de gidişat sıralı oluyor fakat kesin bir kural olmadığı için delice gitseniz bile sadece bakış atıyorlar. Arkanızda ki kişiler sizinle mesafesini koruyamayıp yanlara düşebiliyor fakat bu onların suçu. Etkinliğe bir çok yabancı katılıyor, dilerseniz arkadaş olabilirsiniz çok sevecenler.

Atv turu rotamız şu şekildeydi;

Kılıçlar Vadisi
Aşk Vadisi
Çavuşin Köyü

YAPILABİLECEK DİĞER ETKİNLİKLER

– ÇİFTLİKTE AT TURU

At çiftliklerine gidip at turları yapmak mümkün. Göreme’de bulunan Moonlight çiftliğinde 1 saat sürecek olan etkinliklere katılabilirsiniz. Bu at turları gerçekten vadi gezdiriyor. Fiyatı ise 80-100 Türk Lirası’dır.

– KAPADOKYA’NIN GÖZDESİ BALON TURU

Balon turuna katılmamamızın ilk sebebi 120 Euro oluşuydu, ikinci sebebi ise hava koşulları dolayısıyla kalkan balonlarda indirildi. Balon turu kesinlikle bir gün yapılmalı ( fiyatlar ucuzladığında ). Balon turları için acenteler bulunuyor bilgi alabilirsini eğer grup halinde giderseniz belki indirim fırsatı tanıyabilirler.

– ŞARAP TADIMI

Eğer şarap seven biriyseniz denemenizi tavsiye ederim belki beğenip alırsınız. Biz alkol kullanmadığımızdan dolayı denemedik. Fakat sizin için her gittiğim şarap mahzeninden bilgiler aldım. Bazılarını kapatmışlar çünkü son zamanlarda çok balon havalandırılıyormuş ve balonların çok fazla havalanması üzümlere zarar veriyormuş. Şarapları kendileri üretiyorlar dilerseniz nasıl üretildiğini de anlatıyorlar. Şarap tadımı denemesi ücretsizdir.

– KAPADOKYA’DA KONAKLAMA VE ULAŞIM

Kapadokya’da yapacağınız tatilin ilk olarak bütçenize ikinci olarak zevkinize göre uyumlu olmasını istiyorsanız Ets turun ( başka sitelerde olabilir ) internet sayfası üzerinden tatilinizin her anını ( ulaşım,transfer,oda,tur ) planlayabilirsiniz. Otel ve Uçak biletinizi aynı anda aldığınızda bir çok avantajdan yararlanabilirsiniz. Tatilimizi Ets tur üzerinden planlamış olsak da bireysel aracımız ile ulaşım sağladık.

Ets tur üzerinde de aksaklık yaşamanız mümkün oluyor, bir otel seçip ödeme yaptığınızda bazen reddedilebiliyor sebebi ise otelin boş odası olup olmadığını güncellememesiymiş.
Biz Alaturca House oteli tercih ettik ve çok memnun kaldık. İstediğimizden daha fazlasını bize sağladılar, ekonomik oda almış olmamıza rağmen bize daha üst seviye bir oda verdiler.
Odalar çok temiz ve güzeldi. Sabah kahvaltısında her çeşit mevcuttu. Ayrıca otele ilk geldiğimizde bize Kapadokya’nın bir çok yerini anlattılar.

Ulaşım için Ets tur üzerinden otel + uçak kampanyasından yararlanabilirsiniz. Otel size transfer sağlıyor ücreti 25 Türk Lirası’ dır. Bu şekilde ulaşım sağlamayı tercih ettiyseniz şehir içinde araba veya motosiklet kiralayabilmeniz için acentelerle görüşüp anlaşabilirsiniz. Eğer kendi aracınızla gidecekseniz gidiş ve dönüş yolu uzun sürebilir ( biz İstanbul’dan gittik ) fakat orada rahat rahat gezebileceğinizi göz önünde bulundurursak ( eğer zamanınız varsa ) kendi aracınız ile ulaşım sağlamak tabii ki mantıklı.

Bir gün mutlaka Kapadokya’yı ziyaret edip orada ki mirasi değeri ve eski dönemlerden günümüze kadar gelmiş o ruhu tadmalısınız 🙂

MASAL DİYARI KAPADOKYA” için 2 yorum

    1. Merhaba Cengiz! Düşüncelerini benimle paylaştığın için teşekkür ederim umarım sana faydalı bilgiler sağlayabilmişimdir. Ziyaretinin sonrasında benimle tecrübelerini paylaşırsan çok mutlu olurum 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir